1 Eylül 2016 Perşembe

Bir oyuncudan ötesi: ”GM” LeBron Raymone James


LeBron James’in basketbol yeteneklerini saatlerce tartışabiliriz, saha görüşü, oyun zekası, güçlü fiziği v.s. fakat ben onun saha dışında da en az parke üzerinde olduğu kadar başarılı olduğu diğer noktalara değinmek istiyorum.


Şampiyon kadronun bir araya gelmesindeki katkıları, sonrasında sorumluluk almaktan asla kaçmayarak o takıma yaptığı liderlik , gerek saha içinde gerek soyunma odasında mental açıdan verdiği destek, işler kötü gittiği zaman tüm arkadaşlarını motive edip tekrar oyunun içine sokabilme becerisi ve bitmeyen kazanma hırsı başarıya giden yoldaki en önemli noktalar oldu.

Draft olduktan sonra lige renk, takımına ise bambaşka bir hava kattığını kimse inkar edemez, o kadroyu yıllarca zirve yarışına sokması hatta tabiri caiz ise tek başına finale taşıması elbette çok önemli şeylerdi.
Fakat özellikle çok tartışılan Miami dönemi sonrası oyuncu olarak ayrıldığı takımına bana göre GM olarak geri dönmesi Cleveland Cavaliers’ı o kaybeden kimliğinden uzaklaştırması kariyerinin zirve noktası oldu.
Özellikle de geçen yıl makine düzeyinde işleyerek efsanevi bir sezon geçiren ve NBA tarihinde takım bazında bir çok rekor kıran Golden State’e karşı 3-1 den geri gelerek şampiyon olmaları ile birlikte, zamanında çok eleştirilen hatta yüzük kazanmak için başkalarının arkasına saklanıyor denilen LeBron’un da kahramanlık hikayesi mutlu son ve bir yüzük ile tamamlamış oldu.

Bu başarı hikayesine parke üzerinden yola çıkarak bakarsak rakamsal olarak LeBron’un oyuna nasıl hükmettiğini hemen görebiliriz, istatistikler her zaman doğruyu yansıtmasa da LeBron’un performansında böyle bir şey söz konusu olmamakla birlikte sahada, yazan rakamlardan bile fazlasını yansıttığını rahatlık ile söyleyebiliriz.
-Takımını NBA tarihinde final serisinde 3-1’den geri gelerek şampiyon olan ilk takım yaptı.
-Final serisinde 29.7 sayı, 11.3 ribaund, 8.9 asist, 2.6 top çalma ve 2.3 blok gibi ortalamalar ile bu 5 ana kategoride de takımının lideri oldu.
-Final serisinde 5 ana kategori toplamında 2 takımdaki tüm oyuncuların arasında lider oldu. (208 sayı, 79 ribaund, 62 asist, 16 top çalma 18 blok)
*Final yada herhangi bir playoff serisinde bunu yapabilen başka bir oyuncu yok.

Üst üste 6 sezondur finallerde boy gösterme başarısının yanı sıra yakaladığı görkemli rakamlar ve en anlamlı şampiyonluğunu daha uzunca yazıp çizebilir üzerine konuşabiliriz fakat LeBron’un teknik ekip ve takım yönetiminin elde ettiği başarılarda da payı var.
LeBron kadar NBA’de tarihinde takım değiştirdiği zaman lige yüzde yüz etki eden bir başka oyuncu daha olmamıştır. Kariyerlerini tek takımda geçiren yıldızlar elbette bu kategoriye dahil değil ama yakın dönemde gittiği takımı direk olarak şampiyonluğun en önemli adayı yapabilecek özelliklerde olan oyuncuların arasında en çok ses getiren takım değişimlerinde başrolde LeBron vardı. Onu eşsiz kılan özelliklerden bir tanesi de inanılmaz bir çekim gücüne sahip olması ve gittiği takımlara peşinden çok değerli başka oyuncuları da çekebilme yeteneği.
Cavs’e dönerken yazdığı mektupta Wiggins’e yer vermemesi, henüz o günlerde yeni takımı için kafasında takas çalışmalarına başladığının ilk göstergesi oldu. Daha sonra gerçekleşen Kevin Love takasında gerek oyuncunun kendisini çok isteyen takımlar yerine Cavs’i seçmesi, gerekse kadroya yeni katılan hemen hemen her isim LeBron’un ilk GM’lik deneyiminin hediyeleri oldu ve bugünlerdeki şampiyon takımın temelleri oluştu. Haksız da sayılmazdı, süperstar olacağının garantisi bulunmayan çaylak Wiggins’in 2-3 sezon gelişimini bekleyecek yaşı çoktan geçmişti ve Love gibi bu ligde yıllardır ter döken ve beli bir eşiğin üzerine çıkmış daha hazır bir oyuncu ile hedeflerine ulaşmayı denemek görece daha mantıklı sayılabilecek bir düşünceydi.
Hep güçlü takımlarda oynamasından dolayı ona haksız eleştirilerde bulunan insanlar o güçlü kadroların nasıl oluştuğuna bakmaları durumunda yakın tarihin en büyük çekim unsurunun etrafına nasıl yıldızları toparlamayı başardığını görecekler.
Demem o ki o güçlü kadroların oluşması ve güçlü olmasının başlıca sebebi zaten LeBron, Örnekleyecek olursam, LeBron Miami’ye  gitmeye karar vermese Chris Bosh’ı Heat forması ile göremeyecektik, yada Dwyane Wade – Miami Heat ilişkisi tek şampiyonluk ile 2016 yılından çok daha önce bitecekti, tekrar eve dönmese Kevin Love asla Cleveland forması giymeyecekti. 2 takımında da kazandığı şampiyonluklara önemli katkılar yapan bir çok veteran oyuncuyu da sayarak bu örnekleri çoğaltabiliriz.
Zaten tarihte şampiyon olan tüm takımlara bakarsak hiç bir zaman tek bir oyuncunun şampiyon olmadığını görebiliriz basketbol bir takım oyunu ve iyi takımlar ile şampiyon olunur. Michael Jordan da Larry Bird de Magic Johnson da yanlarında iyi parçalar ile şampiyonluklar kazandılar günümüzde de 3-4 all star seviyesinde oyuncu veya 2 tane süperstar oyuncu olmadan şampiyonluk kazanmak imkansıza yakın. (2007 sezonunda o takımı! finale çıkarmak bile tek başına şampiyonluk kazanılmayan bir dünyada yapılabilecek en büyük başarı)
Mühim olan nokta şu ki; Kevin Love gibi bir oyuncu sizin yanınızda yıldız oyuncu sıfatından çıkıp terinin son damlasına kadar mücadele eden bir rol oyuncusuna evriliyorsa, Kyrie Irving gibi daha çok işin show kısmını seven ve sokak basketbolu kıvamında oynarken keyif alan bir oyuncu sizin yanınızda final serisinde özellikle 3-1 den sonraki son 3 maçta o olgun tavrı sergileyebiliyor ise, kariyerlerinin son dönemlerini geçiren kadrodaki veteran oyuncular sanki ilk yıllarındaki gibi istekli azimli ve konsantre şekilde oynuyorsa bunun sebebi takım arkadaşlarınızın sonsuz saygı duyduğu bir lider olmanız demektir.
LeBron’un yanında Love yada Irving yerine benzer özelliklerde başka 2 oyuncu ile geçen yıl gene şampiyon olma ihtimali, Irving ve Love’un Lebron yerine istedikleri bir yıldız ile şampiyon olamama ihtimalinden bir hayli fazla.
Lebron yanında yıldızlarla oynarken de onlara rollerini dağıtan adam olmayı başarabilen, sorumluluk ve karar mekanizmasını hep kendi elinde tutan, ne gerekiyorsa takıma onu veren, oyuna sanki elinde joystick varmış gibi hükmedebilen, arkadaşlarını devamlı oyun içinde tutabilen, oyundan düşeni hemen oyuna döndüren, fiziksel olarak kendini devamlı en iyi durumda tutup arkadaşlarına da örnek olabilen çok iyi bir lider ve yönlendirici.
2010 yılında güney sahillerine giderken arkasında bıraktığı yıllara bakarken etrafında kurulan takımlardaki en büyük yıldızlar Mo Williams, Zydrunas Ilgauskas, Antawn Jamison, Larry Hughes, Anthony Parker, Delonte West, Sash Pavlovic olunca Lebron da haliyle eve geri döndükten sonra işi daha sıkı tutuyor ve artık takıma hem liderlik hemde GM’lik ediyor. GM’liğin ilk meyvelerini de basketbol, beyzbol ve amerikan futbolu gibi profesyonel takım sporlarında 40 yıl sonra ilk kupasını kazanan Cleveland şehri ve Ohio eyaleti yedi.
Yıllardır diğer takımlar ve şehirler tarafından alay konusu olup uğursuz olarak nitelendirilen Cleveland şehri ve Miami ile şampiyon olmasına rağmen hala eleştirilerin ana hedefi olan Lebron için kazanılan bu şampiyonluk senaryonun mutlu son ile bittiği duygusal bir film gibi oldu.

Artık kendini tam olarak ispat etmiş kusursuz bir lider olan LeBron James ile, takas olduktan sonra çok bocalayan ağır eleştirilere maruz kalan fakat şampiyonluk ile birlikte özgüveni yerine gelip yıldız olduğunu hatırlayan ve bu sezona fırtına gibi giren bir Kevin Love ile, küçük takımların büyük yıldızı büyük takımların başına buyruk şovmeni kimliğinden kurtulup artık Olimpiyat ve NBA şampiyonu ünvanlarıyla olgunlaşan ve kendini geliştirmeye devam eden Kyrie Irving ile, bir çok takım ve takım arkadaşı tarafından dışlanan ama Cavs’te kendisine kucak açılıp ilk kez kendisine aileden biriymiş gibi davranılan ve bu ortamda performansı olumlu yönde büyük değişim gösteren (normalde rüyasında göremeyeceği kontratı da kaptı) J.R.Smith ile, kısıtlı hücüm yönü yüzünden çok eleştirilen fakat LeBron’un da çok destek olması ile takımın ilk pivotu olan ve başka takımında yarısını dahi alamayacağı bir kontrat ve genç yaşta bir yüzük alıp bunun altında ezilmemek ve liderini utandırmamak için canla başla oynayan bir Tristan Thompson ile bu yıl yepyeni bir meydan okuma, yepyeni bir başarı hikayesi için parkedeler.
Üstelik bir terslik olmaması durumunda yine finalde karşılaşmaları beklenen rakipleri geçen yıldaki o kusursuz makine düzeyinde işleyen takıma bir de NBA tarihinin en büyük skorerlerinden birini kattı ve bu kez şampiyon ünvanlarını korumak gibi bir görevleri de olacak.

Hadi gelin şimdi sizle bir oyun oynayalım.
Yukarıda takımın ana rotasyon oyuncularının nereden nereye evrildiklerini yazdığım kısmı okurken bir çoğunuzun ”çok iyi takım oldular gerçekten” diyeceği bu takımın öncelikle kurulmasında, küçük takımların büyük yıldızları olup sadece istatistiklere kasan oyuncu sıfatına doğru giden oyuncuların şampiyon bir takımın ana parçası olmasında, başka takımlarda rotasyon sonlarında rol oyuncusu olmaktan öteye gidemeyecek oyuncuların All Star gibi performans göstermesinde, çaylak bir koçun ilk yılında yüzük kazanmasında, Cleveland şehrinin 40 yıl sonra profesyonel sporlarda ilk kupasını kazanmasında, benim gibi aslan payını herkesin performansını  arttırıp onları cilalayıp parıl parıl parlatan Lebron’a verenler parmak kaldırsın.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder